02 Nis 2020
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

Mardin kendine özgü yapılarıyla, doğa güzelliğiyle ve tarihiyle ülkemizin en ilgi çeken şehirlerinden biri. Mardin’de ilk yerleşim M.Ö 4500 yılına dayanıyor ve bu yönüyle de Güneydoğu Anadolu bölgesinin en önemli şehirlerinden biri.

 

Mardin denince ilk akla gelen özelliklerden biri de benzersiz bir görkeme sahip evleridir. 1979 yılında bu evler UNESCO tarafından SIT alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Bölgede kolay bulunabilen sarı taş, bu evlerin temel yapıtaşını oluşturur. Her bir teras bir önündeki evin terasına bakan bu ev yapılarında, odalar genellikle ortadaki büyük bir avluya açılır. Midyat ilçesi Mardin’de bu mimariye sahip evleriyle ünlü bir bölgedir. Burada bulunan Deyrulumur Manastırı M.S. 397 yılında inşa edilmiştir. Mardin'de çok sayıda manastır, kilise, cami, kale, medrese ve mağara bulunur. Artuklular tarafından yapılan Ulu Cami kentin en eski camisidir. Deyrülzeferan Manastırı ve Meryem Ana Kilisesi ziyaret edilmesi gereken diğer tarihi yapılar arasındadır.

 

Mardin’in binlerce yıllık tarihi ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olması şehrin mutfağına da yansır. Kaburga dolması, sembusak gibi yöresel yemeklerden, helva ve ceviz tatlılarına kadar birçok lezzet Mardin’de bulunabilir. Mardin’de bunların dışında birçok doğa harikası bulunur. Beyazsu ve Karasu Nehirleri, Gurs Şelaleleri, Zinnar Bahçeleri, Savur Meyve Bahçeleri ve Yeşilli Vadisi doğa yürüyüşleri için ideal bölgelerdir.

 

Freiburg’da bir Midyatlı: Edvard Çelebioğlu

 

Mardin’den ve bu tarihi evlerden bahsetmişken, BW Journal olarak, Freiburg’un en iyi bilinen terzilerinden olan, Süryani bir aileden gelen ve doğma büyüme Midyatlı olan Edvard Çelebioğlu’nu dükkanında ziyaret ettik ve kendisine doğup büyüdüğü Midyat ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Edvard Bey aynı zamanda Midyat’taki taş evlerin çok güzel bir örneği olan konaklarından birinin mirasçısı ve koruyucusu. 

 

1) Kısaca özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

51’liyim Midyat’ta doğdum ilkokul ortaokul liseyi Midyat’ta bitirdikten sonra Ağustos’ta Almanya’ya geldim.

 

2) Freiburg’da çok seçkin bir terzi dükkanınız var. Bu mesleğe nasıl başladınız?

Mesleği babamın yanında öğrendim liseye giderken, burada da gömlek konusunda meister yaptım, diplomamı aldım. Esasında babamın ve dedemin mesleği terzilik değildi. Musul’dan gelen akrabamız iki çocuğuyla birlikte gelmişti. Neden geldiğini orada ne olduğunu bilmiyoruz. Kendisi ve çocukları da mühendisti. Midyat’ta nerede güzel ev varsa onlar yapıyordu. Köprüler yapıyorlardı. Bu fotoğrafta gördüğünüz kilisenin 115 senelik mazisi var. Bunu yaptıran öz dedemin amcasıdır. 

 

3) Öyleyse aileniz Midyat’ın köklü ailelerinden...

Evet ailemizin 250 senelik mazisi var, biz aslen Musul’dan geliyoruz.. 

 

4) Midyat taş evleri ve mimarisiyle ünlü bir bölge. Sizin de burada bu taş mimarinin en güzel örneklerinden olan çok ihtişamlı ve tarihi bir eviniz var. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?

 

Evet 13.000 metrekarelik bir alanda evimiz var. Burası bizim kendi evimiz, baba ocağımız. Çok güzel bir alana yayılmış bir ev ve önünde bahçeler var. Orada bir konuk evi de var. Ben şimdi oraya bir proje gerçekleştirmek istiyorum ve burayı otele dönüştürmek istiyorum, çünkü otele çok uygun bir yapı. Buradaki birçok evde, bizim evimiz de dahil, filmler diziler çekildi. 

 

5) Türkiye’ye sık sık gelip gidiyor musunuz?

Tabii, ben senede en az bir defa giderim. 

 

6) Midyat tarihiyle, mimarisiyle, üzüm bağlarıyla, evleriyle çok güzel bir bölgemiz. Midyat hakkında eklemek istedikleriniz var mı?

Midyat’ın yanında bir köy var, ismi Mahzerte. Mahzerte Aramicede üzüm sıkılan yer demek. Zamanında bu köyden Musul’a kadar yol yaptılar. Her taraf o zaman bağlıktı. Şimdi bakım olmadığı için dağlık alanlara dönüştü. Bu alanlar medeniyetin beşiği olarak bilinir. Sürekli kazılarda yeni tarihi eserler çıkıyor. Midyat çok güzel, çok köklü bir bölgedir ancak son zamanlarda eski insanları pek kalmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Mart tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kremlin Sarayı'nda gerçekleştirdiği  görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu. Erdoğan 6 saat süren bir görüşme yaptıklarını ve konuyla ilgili bütün ayrıntıları görüştükleri açıklamasını yaptı. Konuşmasında Türk-Rus ilişkilerinin önemine işaret eden Erdoğan ateşkesin bu geceden itibaren yürürlüğe gireceğini belirtti.

Ankara

Türkiye'de "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." kuralını devlet yönetimine yerleştiren ve demokrasiyi taçlandıran cumhuriyetin ilanının üzerinden 96 yıl geçti.

Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yüzünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirdi.

Ankara'nın Türkiye devletinin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin isminin de bütün açıklığıyla konulması, yeni devletin başkanının da seçilmesi gerekiyordu. O güne kadar devlet başkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı olarak Atatürk tarafından yürütülmüştü.

Bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması'nın onayı için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık şekilde belirlenmesini istiyorlardı. Bu sıralarda İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve Meclisin güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması da bu soruna acil çözüm gerektirdi.

25 Ekim 1923'te ise hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu olay Atatürk'e, cumhuriyeti ilan etmek için beklediği fırsatı verdi. 28 Ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde arkadaşlarına "Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz." diyerek fikrini açıkladı.  

Atatürk o gece, İsmet İnönü ile 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını da hazırladı.

29 Ekim 1923'te parti grubunda görüşe sunulan tasarıda yer alan bazı hükümler şunlardı:

- "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli cumhuriyettir."

- "Türkiye Devleti, yönetim birimlerini Bakanlar Kurulu aracılığıyla yönetir."

- "Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir."

- "Cumhurbaşkanı, devletin başkanıdır. Bu sıfatla gerekli gördükçe Meclis ve Bakanlar Kuruluna başkanlık eder."

Aynı gün Mecliste görüşülen tasarı, yapılan konuşmalardan sonra saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı "Yaşasın cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı. 

Tartışmalara son verildi

Bundan sonra cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi.

Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Mustafa Kemal Atatürk, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bunun üzerine kürsüye gelen Mustafa Kemal, konuşmasını "Türkiye Cumhuriyeti mesut, başarılı ve muzaffer olacaktır." sözüyle tamamladı.

Böylece devletin adı ve rejimiyle ilgili tartışmalara son verildi ve devlet başkanlığı konusu çözüme kavuştu. Hükümetin kurulma şekli yeniden düzenlendi.

Buna göre; Cumhurbaşkanı başbakanı atayacak, başbakan da bakanlarını seçip cumhurbaşkanının onayına sunacaktı. Bu uygulamayla, Meclis Hükümeti Sistemi yerine parlamenter rejime geçilmiş oldu.

İlk hükümeti kurmakla İsmet İnönü görevlendirilirken, Fethi Okyar da TBMM Başkanlığı'na seçildi.

Bayram ilan edildi

Türk halkı, 29 Ekim gecesi ve 30 Ekim günü cumhuriyetin ilanını kutladı. 26 Ekim 1924'te yayımlanan kararname ile cumhuriyetin ilanının 101 pare top atışı ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi. Karar doğrultusunda 29 Ekim 1924'teki etkinlikler, kutlamaların başlangıcı oldu.

Hariciye Vekaleti, 2 Şubat 1925'te bir kanun teklifiyle 29 Ekim'in bayram olmasını önerdi. Teklif, Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelendi ve 18 Nisan'da karara bağlandı. TBMM'de teklifin 19 Nisan'da kabul edilmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana ''Milli Bayram'' olarak kutlanmaya başlandı.

 

İstanbul

Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücünün 2024 yılında geçen yıla göre yüzde 50 artarak 63 gigavata ulaşacağı öngörülüyor. Bu artışla Türkiye, Avrupa'da en fazla yenilenebilir enerji kapasitesi bulunan 5 ülkeden biri olacak.

AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "Yenilenebilir Enerji 2019" raporundan yaptığı derlemeye göre, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2019-2024 döneminde yüzde 50 artarak 3 bin 721 gigavata yükseleceği hesaplanıyor. Bu dönemde, dünya yenilenebilir enerji kurulu gücüne bin 200 gigavat kapasite eklenecek.

Çin, 2024'te dünyadaki kurulu yenilenebilir enerji kapasitesinde bin 219 gigavatla ilk sırada gelirken, bu ülkeyi 411 gigavat temiz enerji kapasitesiyle ABD izleyecek.

ABD'yi 235 gigavat kapasitesiyle Hindistan, 166 gigavatla Almanya, 156 gigavatla Brezilya, 153 gigavatla Japonya takip edecek. Kanada 107, İspanya 81, Fransa 80 ve İtalya 68 gigavatla yenilenebilir enerji kurulu gücü en yüksek olan ilk 10 ülke arasında yer alacak.

Türkiye, basamakları hızla tırmanıyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücünü giderek artıran Türkiye'nin ise 2024'te 63 gigavat temiz enerji kapasitesine ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye'nin 42 gigavat seviyesindeki mevcut yenilenebilir enerji kurulu gücü, 2024'te yüzde 50 artmış olacak.

Söz konusu artışla Türkiye, Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya ile Avrupa'da en fazla yenilenebilir enerji kurulu gücü bulunan ilk 5 ülke arasına girecek. Türkiye, bu değerle dünya sıralamasında ise 11'inci sıraya yükselecek.

Türkiye'nin 2018 sonu itibarıyla 5,1 gigavat seviyesinde bulunan güneş enerjisi kurulu gücü, 2024'te iki kat artışla 15,1 gigavata yükselecek. Güneş enerjisindeki ilave 10 gigavat kapasite artışının 3,7 gigavatı dağıtık enerji sistemlerinden sağlanacak.

Rüzgar enerjisi kapasitesi de geçen yıla göre yüzde 84 artarak 2024'te 12,9 gigavata ulaşacak. Bu dönemde, rüzgar enerjisinde 5,9 gigavat ilave kapasite devreye girecek.

Aynı dönemde hidroelektrik kapasitesi 2018'e göre yüzde 11 büyümeyle 31 gigavata çıkacak. Türkiye'nin biyokütledeki kurulu gücü 900 megavat artışla 1,5 gigavata, jeotermal enerjideki kurulu gücü ise 800 megavat artışla 2,1 gigavata yükselecek. Böylece, Türkiye'de 2019-2024'te yaklaşık 21 gigavat temiz enerji kapasitesi devreye alınacak.

Fiyat garantisi gerekiyor

IEA Kıdemli Analisti Heymi Bahar, rapordaki Türkiye verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de daha önce hidroelektrik ağırlıklı yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alındığını fakat 2019-2024 döneminde devreye giren yenilenebilir kapasitesinin yaklaşık yüzde 75'inin güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanacağını aktardı.

Bahar, bu kapsamda Türkiye'de önemli bir teknoloji değişimi yaşanacağının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Bu dönemde özellikle dağıtık güneş enerjisi kapasitesindeki artış dikkati çekiyor. Beklentimiz, market, fabrika, okul veya organize sanayi bölgeleri (OSB) gibi daha büyük çaplı alanlarda dağıtık güneş enerjisi kurulumlarının devreye alınması. Bu kurulumlar evlerin çatılarında da olacaktır ama asıl büyümenin OSB veya fabrika gibi büyük kapasitelerden sağlanacağını öngörüyoruz. Bu Türkiye için yeni bir sektör olacak. Son çıkan aylık mahsuplaşma yönetmeliğiyle, bu kurulumları düşünüyoruz. Sektörün beklentisi yıllık mahsuplaşma fakat dünyadaki mahsuplaşma trendinin saatlik hatta 15 dakikalık olduğunu düşünürsek, aylık mahsuplaşma iyi bir başlangıç. Ayrıca, yatırım maliyetlerinin de düşmesini bekliyoruz. Bu düşüşle dağıtık sistemler daha cazip hale gelecektir. Finansman, Türkiye için bir belirsizlik oluştursa da ekonomik göstergelerin giderek iyileşmesiyle, daha fazla finansman bu yatırımlara kanalize edilebilir."

Türkiye'deki temiz enerji kapasitesi artışında Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerinin küçük ölçekli kapasitelerle yapılacak olmasının da büyümede önemli rol oynayacağını aktaran Bahar, ihalelerde çıkan fiyatların dünyadaki trendi takip ettiğini ifade etti.

Bahar, öte yandan, yenilenebilir enerji yatırımlarında ihale fiyatlarının yanı sıra alım garantilerinin de kapasite artışını etkilediğine dikkati çekerek, "Türkiye de dünyada olduğu gibi önce alım garantisiyle başladı, sonra ihale bazlı modele geçiş yaptı. Yenilenebilir enerji teknolojileri ön yatırımları çok yüksek olduğu için uzun dönemli bir garantiye ihtiyaç duyuyor. Bu miktarlar ister düşük ister yüksek fiyatta olsun, dönemleri 5 yıl veya 15 yıl olsun farketmiyor ama bankadan finansman sağlanması için gerekli. Bu sadece Türkiye için değil tüm dünyada geçerli bir durum." değerlendirmesinde bulundu.

"Offshore rüzgarda potansiyel var"

Bahar, Türkiye'nin yenilenebilir enerji teknolojilerindeki gelişimine ilişkin ise dünyadaki güneş panellerinin yaklaşık yüzde 80'inin Çin veya Çinli şirketler tarafından Asya ülkelerinde üretildiğini aktardı.

Bahar, Hindistan gibi pek çok ülkenin Çin'le rekabette zorlandığına işaret ederek, Türkiye'de yerli panel üretiminde büyük bir iyileşme öngörmediğini ifade etti. Türkiye'nin rüzgar teknolojileri üretiminde ise uzun süredir iyi durumda olduğunu olduğunu kaydeden Bahar, ülkenin bu alanda potansiyelini değerlendirebileceğini anlattı.

Öte yandan, Türkiye'de 2024'e kadar deniz üstü (offshore) rüzgar kurulumu öngörmediklerini belirten Bahar, "Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve kıyı derinliğinin fazla olmamasını dikkate aldığımızda, önemli bir offshore potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Avrupa'da offshore kapasitesinde artış bekleniyor. Türkiye de bu alandaki potansiyelini değerlendirmeli." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'a cevaben, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak." ifadesini kullandı.

Türkiye-ABD anlaşmasının detayları
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: İstediklerimizi aldık
ABD Başkan Yardımcısı Pence: ABD ile Türkiye anlaştı
ABD Başkanı Trump: Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak

 

Donald J. Trump

@realDonaldTrump
· 6h
Great news out of Turkey. News Conference shortly with @VP and @SecPompeo. Thank you to @RTErdogan. Millions of lives will be saved!

 

Recep Tayyip Erdoğan

@RTErdogan
Mr. President, many more lives will be saved when we defeat terrorism, which is humanity's arch enemy. I am confident that this joint effort will promote peace and stability in our region.

40.5K
10:09 PM - Oct 17, 2019
Twitter Ads info and privacy
16.4K people are talking about this
Erdoğan, Twitter'dan Trump'a verdiği yanıtta, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak. Bu ortak çabanın bölgemizde barışı ve istikrarı destekleyeceğinden eminim." paylaşımında bulundu.

Donald Trump da Twitter'dan yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, "Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak." ifadelerine yer vermişti.

Milli Savunma Bakanlığından, Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısının 702'ye yükseldiği bildirildi.

Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"9 Ekim 2019 tarihinde Fırat'ın doğusunda başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nda, etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısı toplam 702 oldu."

Ankara

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Suriye Milli Ordusu ile Suriye'nin kuzeyinde terör örgütleri YPG/PKK ve DEAŞ'a karşı yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı devam ediyor.

Milli Savunma Bakanlığının Twitter hesabından Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: 

"Başarılı şekilde devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen toplam PKK/PYD-YPG'li terörist sayısı 595 oldu."

 

Rasulayn kırsalında dumanlar yükseliyor

Harekat kapsamında Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısında bulunan Rasulayn kırsalındaki terör mevzileri ateş altına alınıyor. Terör hedefleri yoğun obüs atışlarıyla vurulurken, bölgeden dumanlar yükseliyor. 

Kentteki çatışma ve patlama sesleri, Ceylanpınar'dan duyuluyor.

Ankara

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ile telefon görüşmesi yaptı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Maas ve Raab ile telefonda görüştü.

Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Bakan Çavuşoğlu, daha önce ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile telefonda görüşerek Türkiye'nin güney sınırındaki terör hedeflerine yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin bilgi vermişti.

Ankara

Milli Savunma Bakanlığından (MSB), Barış Pınarı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısının 228 olduğu bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Fırat'ın doğusunda başarıyla devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/PYD-YPG'li terörist sayısının 228 olduğu kaydedildi.

Mardin kendine özgü yapılarıyla, doğa güzelliğiyle ve tarihiyle ülkemizin en ilgi çeken şehirlerinden biri. Mardin’de ilk yerleşim M.Ö 4500 yılına dayanıyor ve bu yönüyle de Güneydoğu Anadolu bölgesinin en önemli şehirlerinden biri.

 

Mardin denince ilk akla gelen özelliklerden biri de benzersiz bir görkeme sahip evleridir. 1979 yılında bu evler UNESCO tarafından SIT alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Bölgede kolay bulunabilen sarı taş, bu evlerin temel yapıtaşını oluşturur. Her bir teras bir önündeki evin terasına bakan bu ev yapılarında, odalar genellikle ortadaki büyük bir avluya açılır. Midyat ilçesi Mardin’de bu mimariye sahip evleriyle ünlü bir bölgedir. Burada bulunan Deyrulumur Manastırı M.S. 397 yılında inşa edilmiştir. Mardin'de çok sayıda manastır, kilise, cami, kale, medrese ve mağara bulunur. Artuklular tarafından yapılan Ulu Cami kentin en eski camisidir. Deyrülzeferan Manastırı ve Meryem Ana Kilisesi ziyaret edilmesi gereken diğer tarihi yapılar arasındadır.

 

Mardin’in binlerce yıllık tarihi ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olması şehrin mutfağına da yansır. Kaburga dolması, sembusak gibi yöresel yemeklerden, helva ve ceviz tatlılarına kadar birçok lezzet Mardin’de bulunabilir. Mardin’de bunların dışında birçok doğa harikası bulunur. Beyazsu ve Karasu Nehirleri, Gurs Şelaleleri, Zinnar Bahçeleri, Savur Meyve Bahçeleri ve Yeşilli Vadisi doğa yürüyüşleri için ideal bölgelerdir.

 

Freiburg’da bir Midyatlı: Edvard Çelebioğlu

 

Mardin’den ve bu tarihi evlerden bahsetmişken, BW Journal olarak, Freiburg’un en iyi bilinen terzilerinden olan, Süryani bir aileden gelen ve doğma büyüme Midyatlı olan Edvard Çelebioğlu’nu dükkanında ziyaret ettik ve kendisine doğup büyüdüğü Midyat ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Edvard Bey aynı zamanda Midyat’taki taş evlerin çok güzel bir örneği olan konaklarından birinin mirasçısı ve koruyucusu. 

 

1) Kısaca özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?

51’liyim Midyat’ta doğdum ilkokul ortaokul liseyi Midyat’ta bitirdikten sonra Ağustos’ta Almanya’ya geldim.

 

2) Freiburg’da çok seçkin bir terzi dükkanınız var. Bu mesleğe nasıl başladınız?

Mesleği babamın yanında öğrendim liseye giderken, burada da gömlek konusunda meister yaptım, diplomamı aldım. Esasında babamın ve dedemin mesleği terzilik değildi. Musul’dan gelen akrabamız iki çocuğuyla birlikte gelmişti. Neden geldiğini orada ne olduğunu bilmiyoruz. Kendisi ve çocukları da mühendisti. Midyat’ta nerede güzel ev varsa onlar yapıyordu. Köprüler yapıyorlardı. Bu fotoğrafta gördüğünüz kilisenin 115 senelik mazisi var. Bunu yaptıran öz dedemin amcasıdır. 

 

3) Öyleyse aileniz Midyat’ın köklü ailelerinden...

Evet ailemizin 250 senelik mazisi var, biz aslen Musul’dan geliyoruz.. 

 

4) Midyat taş evleri ve mimarisiyle ünlü bir bölge. Sizin de burada bu taş mimarinin en güzel örneklerinden olan çok ihtişamlı ve tarihi bir eviniz var. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?

 

Evet 13.000 metrekarelik bir alanda evimiz var. Burası bizim kendi evimiz, baba ocağımız. Çok güzel bir alana yayılmış bir ev ve önünde bahçeler var. Orada bir konuk evi de var. Ben şimdi oraya bir proje gerçekleştirmek istiyorum ve burayı otele dönüştürmek istiyorum, çünkü otele çok uygun bir yapı. Buradaki birçok evde, bizim evimiz de dahil, filmler diziler çekildi. 

 

5) Türkiye’ye sık sık gelip gidiyor musunuz?

Tabii, ben senede en az bir defa giderim. 

 

6) Midyat tarihiyle, mimarisiyle, üzüm bağlarıyla, evleriyle çok güzel bir bölgemiz. Midyat hakkında eklemek istedikleriniz var mı?

Midyat’ın yanında bir köy var, ismi Mahzerte. Mahzerte Aramicede üzüm sıkılan yer demek. Zamanında bu köyden Musul’a kadar yol yaptılar. Her taraf o zaman bağlıktı. Şimdi bakım olmadığı için dağlık alanlara dönüştü. Bu alanlar medeniyetin beşiği olarak bilinir. Sürekli kazılarda yeni tarihi eserler çıkıyor. Midyat çok güzel, çok köklü bir bölgedir ancak son zamanlarda eski insanları pek kalmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 Mart tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kremlin Sarayı'nda gerçekleştirdiği  görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu. Erdoğan 6 saat süren bir görüşme yaptıklarını ve konuyla ilgili bütün ayrıntıları görüştükleri açıklamasını yaptı. Konuşmasında Türk-Rus ilişkilerinin önemine işaret eden Erdoğan ateşkesin bu geceden itibaren yürürlüğe gireceğini belirtti.

Ankara

Türkiye'de "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir." kuralını devlet yönetimine yerleştiren ve demokrasiyi taçlandıran cumhuriyetin ilanının üzerinden 96 yıl geçti.

Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yüzünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirdi.

Ankara'nın Türkiye devletinin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin isminin de bütün açıklığıyla konulması, yeni devletin başkanının da seçilmesi gerekiyordu. O güne kadar devlet başkanlığı görevi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı olarak Atatürk tarafından yürütülmüştü.

Bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması'nın onayı için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık şekilde belirlenmesini istiyorlardı. Bu sıralarda İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve Meclisin güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması da bu soruna acil çözüm gerektirdi.

25 Ekim 1923'te ise hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu olay Atatürk'e, cumhuriyeti ilan etmek için beklediği fırsatı verdi. 28 Ekim 1923 akşamına kadar hükümetin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde arkadaşlarına "Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz." diyerek fikrini açıkladı.  

Atatürk o gece, İsmet İnönü ile 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun tasarısını da hazırladı.

29 Ekim 1923'te parti grubunda görüşe sunulan tasarıda yer alan bazı hükümler şunlardı:

- "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli cumhuriyettir."

- "Türkiye Devleti, yönetim birimlerini Bakanlar Kurulu aracılığıyla yönetir."

- "Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir."

- "Cumhurbaşkanı, devletin başkanıdır. Bu sıfatla gerekli gördükçe Meclis ve Bakanlar Kuruluna başkanlık eder."

Aynı gün Mecliste görüşülen tasarı, yapılan konuşmalardan sonra saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı "Yaşasın cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı. 

Tartışmalara son verildi

Bundan sonra cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi.

Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Mustafa Kemal Atatürk, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bunun üzerine kürsüye gelen Mustafa Kemal, konuşmasını "Türkiye Cumhuriyeti mesut, başarılı ve muzaffer olacaktır." sözüyle tamamladı.

Böylece devletin adı ve rejimiyle ilgili tartışmalara son verildi ve devlet başkanlığı konusu çözüme kavuştu. Hükümetin kurulma şekli yeniden düzenlendi.

Buna göre; Cumhurbaşkanı başbakanı atayacak, başbakan da bakanlarını seçip cumhurbaşkanının onayına sunacaktı. Bu uygulamayla, Meclis Hükümeti Sistemi yerine parlamenter rejime geçilmiş oldu.

İlk hükümeti kurmakla İsmet İnönü görevlendirilirken, Fethi Okyar da TBMM Başkanlığı'na seçildi.

Bayram ilan edildi

Türk halkı, 29 Ekim gecesi ve 30 Ekim günü cumhuriyetin ilanını kutladı. 26 Ekim 1924'te yayımlanan kararname ile cumhuriyetin ilanının 101 pare top atışı ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi. Karar doğrultusunda 29 Ekim 1924'teki etkinlikler, kutlamaların başlangıcı oldu.

Hariciye Vekaleti, 2 Şubat 1925'te bir kanun teklifiyle 29 Ekim'in bayram olmasını önerdi. Teklif, Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelendi ve 18 Nisan'da karara bağlandı. TBMM'de teklifin 19 Nisan'da kabul edilmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana ''Milli Bayram'' olarak kutlanmaya başlandı.

 

İstanbul

Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücünün 2024 yılında geçen yıla göre yüzde 50 artarak 63 gigavata ulaşacağı öngörülüyor. Bu artışla Türkiye, Avrupa'da en fazla yenilenebilir enerji kapasitesi bulunan 5 ülkeden biri olacak.

AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) "Yenilenebilir Enerji 2019" raporundan yaptığı derlemeye göre, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin 2019-2024 döneminde yüzde 50 artarak 3 bin 721 gigavata yükseleceği hesaplanıyor. Bu dönemde, dünya yenilenebilir enerji kurulu gücüne bin 200 gigavat kapasite eklenecek.

Çin, 2024'te dünyadaki kurulu yenilenebilir enerji kapasitesinde bin 219 gigavatla ilk sırada gelirken, bu ülkeyi 411 gigavat temiz enerji kapasitesiyle ABD izleyecek.

ABD'yi 235 gigavat kapasitesiyle Hindistan, 166 gigavatla Almanya, 156 gigavatla Brezilya, 153 gigavatla Japonya takip edecek. Kanada 107, İspanya 81, Fransa 80 ve İtalya 68 gigavatla yenilenebilir enerji kurulu gücü en yüksek olan ilk 10 ülke arasında yer alacak.

Türkiye, basamakları hızla tırmanıyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücünü giderek artıran Türkiye'nin ise 2024'te 63 gigavat temiz enerji kapasitesine ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye'nin 42 gigavat seviyesindeki mevcut yenilenebilir enerji kurulu gücü, 2024'te yüzde 50 artmış olacak.

Söz konusu artışla Türkiye, Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya ile Avrupa'da en fazla yenilenebilir enerji kurulu gücü bulunan ilk 5 ülke arasına girecek. Türkiye, bu değerle dünya sıralamasında ise 11'inci sıraya yükselecek.

Türkiye'nin 2018 sonu itibarıyla 5,1 gigavat seviyesinde bulunan güneş enerjisi kurulu gücü, 2024'te iki kat artışla 15,1 gigavata yükselecek. Güneş enerjisindeki ilave 10 gigavat kapasite artışının 3,7 gigavatı dağıtık enerji sistemlerinden sağlanacak.

Rüzgar enerjisi kapasitesi de geçen yıla göre yüzde 84 artarak 2024'te 12,9 gigavata ulaşacak. Bu dönemde, rüzgar enerjisinde 5,9 gigavat ilave kapasite devreye girecek.

Aynı dönemde hidroelektrik kapasitesi 2018'e göre yüzde 11 büyümeyle 31 gigavata çıkacak. Türkiye'nin biyokütledeki kurulu gücü 900 megavat artışla 1,5 gigavata, jeotermal enerjideki kurulu gücü ise 800 megavat artışla 2,1 gigavata yükselecek. Böylece, Türkiye'de 2019-2024'te yaklaşık 21 gigavat temiz enerji kapasitesi devreye alınacak.

Fiyat garantisi gerekiyor

IEA Kıdemli Analisti Heymi Bahar, rapordaki Türkiye verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de daha önce hidroelektrik ağırlıklı yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alındığını fakat 2019-2024 döneminde devreye giren yenilenebilir kapasitesinin yaklaşık yüzde 75'inin güneş ve rüzgar enerjisinden sağlanacağını aktardı.

Bahar, bu kapsamda Türkiye'de önemli bir teknoloji değişimi yaşanacağının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Bu dönemde özellikle dağıtık güneş enerjisi kapasitesindeki artış dikkati çekiyor. Beklentimiz, market, fabrika, okul veya organize sanayi bölgeleri (OSB) gibi daha büyük çaplı alanlarda dağıtık güneş enerjisi kurulumlarının devreye alınması. Bu kurulumlar evlerin çatılarında da olacaktır ama asıl büyümenin OSB veya fabrika gibi büyük kapasitelerden sağlanacağını öngörüyoruz. Bu Türkiye için yeni bir sektör olacak. Son çıkan aylık mahsuplaşma yönetmeliğiyle, bu kurulumları düşünüyoruz. Sektörün beklentisi yıllık mahsuplaşma fakat dünyadaki mahsuplaşma trendinin saatlik hatta 15 dakikalık olduğunu düşünürsek, aylık mahsuplaşma iyi bir başlangıç. Ayrıca, yatırım maliyetlerinin de düşmesini bekliyoruz. Bu düşüşle dağıtık sistemler daha cazip hale gelecektir. Finansman, Türkiye için bir belirsizlik oluştursa da ekonomik göstergelerin giderek iyileşmesiyle, daha fazla finansman bu yatırımlara kanalize edilebilir."

Türkiye'deki temiz enerji kapasitesi artışında Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerinin küçük ölçekli kapasitelerle yapılacak olmasının da büyümede önemli rol oynayacağını aktaran Bahar, ihalelerde çıkan fiyatların dünyadaki trendi takip ettiğini ifade etti.

Bahar, öte yandan, yenilenebilir enerji yatırımlarında ihale fiyatlarının yanı sıra alım garantilerinin de kapasite artışını etkilediğine dikkati çekerek, "Türkiye de dünyada olduğu gibi önce alım garantisiyle başladı, sonra ihale bazlı modele geçiş yaptı. Yenilenebilir enerji teknolojileri ön yatırımları çok yüksek olduğu için uzun dönemli bir garantiye ihtiyaç duyuyor. Bu miktarlar ister düşük ister yüksek fiyatta olsun, dönemleri 5 yıl veya 15 yıl olsun farketmiyor ama bankadan finansman sağlanması için gerekli. Bu sadece Türkiye için değil tüm dünyada geçerli bir durum." değerlendirmesinde bulundu.

"Offshore rüzgarda potansiyel var"

Bahar, Türkiye'nin yenilenebilir enerji teknolojilerindeki gelişimine ilişkin ise dünyadaki güneş panellerinin yaklaşık yüzde 80'inin Çin veya Çinli şirketler tarafından Asya ülkelerinde üretildiğini aktardı.

Bahar, Hindistan gibi pek çok ülkenin Çin'le rekabette zorlandığına işaret ederek, Türkiye'de yerli panel üretiminde büyük bir iyileşme öngörmediğini ifade etti. Türkiye'nin rüzgar teknolojileri üretiminde ise uzun süredir iyi durumda olduğunu olduğunu kaydeden Bahar, ülkenin bu alanda potansiyelini değerlendirebileceğini anlattı.

Öte yandan, Türkiye'de 2024'e kadar deniz üstü (offshore) rüzgar kurulumu öngörmediklerini belirten Bahar, "Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve kıyı derinliğinin fazla olmamasını dikkate aldığımızda, önemli bir offshore potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle Avrupa'da offshore kapasitesinde artış bekleniyor. Türkiye de bu alandaki potansiyelini değerlendirmeli." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'a cevaben, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak." ifadesini kullandı.

Türkiye-ABD anlaşmasının detayları
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: İstediklerimizi aldık
ABD Başkan Yardımcısı Pence: ABD ile Türkiye anlaştı
ABD Başkanı Trump: Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak

 

Donald J. Trump

@realDonaldTrump
· 6h
Great news out of Turkey. News Conference shortly with @VP and @SecPompeo. Thank you to @RTErdogan. Millions of lives will be saved!

 

Recep Tayyip Erdoğan

@RTErdogan
Mr. President, many more lives will be saved when we defeat terrorism, which is humanity's arch enemy. I am confident that this joint effort will promote peace and stability in our region.

40.5K
10:09 PM - Oct 17, 2019
Twitter Ads info and privacy
16.4K people are talking about this
Erdoğan, Twitter'dan Trump'a verdiği yanıtta, "Sayın Başkan, insanlığın baş düşmanı terörizmi yendiğimizde daha fazla can kurtarılacak. Bu ortak çabanın bölgemizde barışı ve istikrarı destekleyeceğinden eminim." paylaşımında bulundu.

Donald Trump da Twitter'dan yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, "Türkiye'den güzel haberler var, milyonlarca hayat kurtarılacak." ifadelerine yer vermişti.

Milli Savunma Bakanlığından, Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısının 702'ye yükseldiği bildirildi.

Bakanlığın Twitter hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"9 Ekim 2019 tarihinde Fırat'ın doğusunda başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nda, etkisiz hale getirilen PKK/YPG'li terörist sayısı toplam 702 oldu."

Ankara

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Suriye Milli Ordusu ile Suriye'nin kuzeyinde terör örgütleri YPG/PKK ve DEAŞ'a karşı yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı devam ediyor.

Milli Savunma Bakanlığının Twitter hesabından Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: 

"Başarılı şekilde devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen toplam PKK/PYD-YPG'li terörist sayısı 595 oldu."

 

Rasulayn kırsalında dumanlar yükseliyor

Harekat kapsamında Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinin karşısında bulunan Rasulayn kırsalındaki terör mevzileri ateş altına alınıyor. Terör hedefleri yoğun obüs atışlarıyla vurulurken, bölgeden dumanlar yükseliyor. 

Kentteki çatışma ve patlama sesleri, Ceylanpınar'dan duyuluyor.

Ankara

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ve İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab ile telefon görüşmesi yaptı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Çavuşoğlu, Alman mevkidaşı Maas ve Raab ile telefonda görüştü.

Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Bakan Çavuşoğlu, daha önce ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile telefonda görüşerek Türkiye'nin güney sınırındaki terör hedeflerine yönelik başlattığı Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin bilgi vermişti.

Ankara

Milli Savunma Bakanlığından (MSB), Barış Pınarı Harekatı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısının 228 olduğu bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Fırat'ın doğusunda başarıyla devam eden Barış Pınarı Harekatı'nda etkisiz hale getirilen PKK/PYD-YPG'li terörist sayısının 228 olduğu kaydedildi.