22 Haz 2026
BT Content Showcase - модуль joomla Книги

KAYSERİ/NEVŞEHİR - Sercan Küçükşahin/Behçet Alkan

Yerli ve yabancı turistlerin gözdesi Kapadokya bölgesiyarıyıl tatilinde balon turu, kayak ve kaplıca keyfini aynı gün yaşamak isteyenleri bekliyor. 

Erciyes Dağı'nı da hinterlandına alan Kapadokya bölgesine gelenler, peribacalarıyla kaplı yörede balon turu yaparak başladıkları günü, Erciyes Dağı'nda kayak yaptıktan sonra Kozaklı'da kaplıca keyfiyle tamamlama imkanı buluyor.

Günün ilk ışıklarıyla sıcak hava balonu turlarına katılarak doğal kaya oluşumlarının bulunduğu vadiler ve peribacalarının otantik atmosferini gökyüzünden kuş bakışı izleme fırsatı bulanlar, balon turunun ardından yaklaşık 1 saatlik araç yolculuğuyla Kayseri'deki Erciyes Kayak Merkezi'ne ulaşıyor. Burada kayak yapan tatilciler, günün yorgunluğunu yine sadece 1 saatlik araç yolculuğu sonrasında Nevşehir'in Kozaklı ilçesindeki kaplıcalarda atıyor.

Kapadokya, Erciyes ve Kozaklı, turistlere tadına doyumsuz bir tatil imkanı sunuyor.

Eşsiz doğanın adresi: Kapadokya

Kayadan oyma yapıları ve peribacalarıyla kaplı eşsiz doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve kültürel değerleriyle Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesi, yılın farklı dönemlerinde olduğu gibi kış aylarında da konuklarına çeşitli turizm aktiviteleri imkanı sunuyor.

Her yıl yüzbinlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Kapadokya bölgesinin simgelerinden birisi haline gelen sıcak hava balon turlarıyla, yörenin otantik atmosferi gökyüzünden kuş bakışı izlenebiliyor.

At, ATV motor ve deve ile düzenlenen turlarla peribacaları arasında gezinti yapabiliyor ayrıca doğal kaya oluşumlarıyla kaplı vadilerde yapılan yürüyüşler de turistlere farklı bir deneyim yaşatıyor.

Her bütçeye uygun konaklama imkanına sahip bölgede, otel ve pansiyonların yanı sıra tüf kayaların içi oyularak oluşturulan butik otellerdeki mağara odalarda da konaklanabiliyor.

Güneşin doğuşunu gökyüzünden izlemek ve Kapadokya'nın muhteşem manzarasını kuş bakışı seyretmek isteyen ziyaretçiler, sıcak hava balon turundan kişi başı 150 avrodan, at ve ATV motor ile organize edilen turlardan ise kişi başı 100 liradan faydalanabiliyor.

Yarı yıl tatilini Kapadokya'da değerlendirmek isteyenler bölgeye geldiğinde ayrıca Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve ve Paşabağı Ören Yeri'ni ziyaret edip, Avanos ilçesindeki çanak yapım atölyelerini gezebilir, Derinkuyu ve Kaymaklı yer altı şehirlerinde de geçmişe yolculuk yapabilir.

Kış turizminin gözdesi Erciyes

Kapadokya'nın doğal güzelliklerinden Erciyes Dağı'nın heybetine ulaşmak ise sadece 1 saatlik mesafede.

Kayseri Büyükşehir Belediyesinin yaklaşık 350 milyon avroluk yatırımla hayata geçirdiği Erciyes Master Planı kapsamında uluslararası standartlara kavuşan Erciyes Kayak Merkezi, kış turizminin vazgeçilmez adreslerinden biri haline geldi.

Kapadokya bölgesine yakınlığı, ulaşım kolaylığı, pist uzunluğu, mekanik tesisleri, profesyonel yönetim anlayışı ve uygun fiyat politikasıyla her geçen gün daha çok ilgi çeken Erciyes Dağı, kayakseverlere sunduğu imkanların yanı sıra bol oksijenli dağ havasında tatil yapmak isteyenlerin de gözdesi oluyor.

Modern liftleri ve son teknoloji teleferik sistemiyle yaklaşık 25 kilometrekarelik alana yayılan kayak merkezi, 21 bin 300 metre uzunluğunda ve saatteki taşıma kapasitesi 25 bin 500 kişi olan 2'si gondol 18 mekanik tesis ağı ile misafirlerine çok farklı noktalarda kayak yapma imkanı sunuyor.

Toplamda 102 kilometre uzunluğa ulaşan farklı eğimlerdeki 34 pistiyle bu alanda Türkiye'de lider konumda olan Erciyes, Tekir, Hacılar, Hisarcık ve Develi kapılarındaki pistlerle hem acemi hem de profesyonel kayakçılara olanak sağlıyor.

Bütün pistlerin birbirine bağlı olduğu Erciyes'te, farklı zorluk derecelerindeki (siyah, kırmızı, mavi) pistleriyle kayak tutkunlarına 2 bin 200 metreden 3 bin 400 metre rakıma kadar kayak yapma fırsatı sunuluyor.

Erciyes'te kayak zevki için Kayseri'ye gelenler aynı zamanda kent merkezinde Selçuklu döneminden kalma medreseler ile Kayseri Kalesi'ni ziyaret edebilir, Yahyalı ilçesindeki Kapuzbaşı Şelaleleri'nin görkemine ve Sultansazlığı'nda göçmen kuşların görsel şölenine tanıklık edebilir, kentle özdeşleşen pastırma ve sucuk alışverişi yapabilir.

Kapadokya'nın şifa merkezi: Kozaklı

Erciyes Dağı'nda kara doyup, kayak yapmanın tadını çıkardıktan sonra kaplıca keyfi yaşamak da yine sadece 1 saatlik mesafede. Nevşehir'in Kozaklı ilçesinde bulunan şifalı kaplıcalar da Türkiye'nin önemli termal turizm merkezlerinden biri konumunda.

Çeşitli kategorilerdeki 22 termal tesis ve yaklaşık 10 bin yatak kapasitesiyle Kozaklı, konuklarını yarıyıl tatilinde ağırlamak için hazır.

İçeriğinde, sodyum, kalsiyum ve klor sayesinde A ve C grubu şifalı sular grubunda yer alan Kozaklı kaplıcalarından faydalanmak isteyenlere, apart, motel ve beş yıldızlı otellerin yanı sıra belediyeye ait tesislerde hizmet sunuluyor.

İlçedeki birçok tesiste irili ufaklı çok sayıda havuz yer alırken, aquaparklar özellikle çocuklar ve gençler için eğlenceli tatil imkanı sağlıyor. Termal tesislerde SPA, çamur banyosu, tuz odaları, güzellik ve spor merkezleri gibi çeşitli hizmetler yer alıyor.

Hücre yenilenmesini hızlandırmasıyla bilinen radon gazı barındıran ve bu yönüyle "gençlik iksiri" olarak da nitelendirilen ilçedeki şifalı suyun, romatizmal ve psikolojik hastalıklar, anemi, gut, böbrek, idrar yolları, kas ve iskelet sistemi ağrıları, mide, bağırsak, safra kesesi, cilt ve damar rahatsızlıkları, eklem kireçlenmeleri, ameliyat sonrası operatif hücre yenilenmesi, saç ve tırnakları güçlendirme tedavilerinde olumlu etkileri olduğuna inanılıyor.

İlçede konuklarına hizmet sunan tesislerde kişi başı 50 liradan 170 liraya kadar yararlanılabiliyor.

Erciyes AŞ Genel Müdür Yardımcısı Yücel İkiler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan master planı kapsamında Erciyes Dağı'nda muhteşem bir kayak merkezi oluşturulduğunu söyledi.

Erciyes'in tek başına bir turizm merkezi olmadığını belirten İkiler, "Bu yatırım yapılırken hemen yanı başımızdaki Kapadokya bölgesi ve Kozaklı termal otelleri ile birlikte bir turizm destinasyonu haline getirmek düşüncesiyle yapıldı. Bu projemiz çok başarılı oldu. Hem yurt içi hem yurt dışında misafirlerimizi burada ağırlıyoruz. Misafirlerimiz sabah balona binerek eşsiz Kapadokya manzarasını seyredebiliyor. Hemen ardından yaklaşık 1 saatlik araç yolculuğuyla Erciyes'e gelip 102 kilometrelik pistlerimizde kaymanın keyfini yaşıyorlar. Akabinde de yine bir saatlik yolculukla Kozaklı termal tesislerinde günü sonlandırabiliyorlar." diye konuştu.

ANTALYA - Ayşe Yıldız

Turizmin başkenti Antalya'da her yıl 400 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Düden Şelalesi, renk cümbüşü ve gürül gürül akan suyuyla turistlerin yaz kış gözdesi.

Antalya kent merkezine 10 kilometre uzaklıkta bulunan şelaleyi, Çin'den Japonya'ya, Filistin'den Rusya'ya, Amerika'dan Almanya'ya farklı ülkelerden binlerce turist ziyaret ediyor.

Yazın serinlemek, doğayla baş başa kalmak için çok tercih edilen Düden Şelalesi, kışın da misafirlerine iyi geliyor.

Sonbaharın turuncu, yeşil, sarı, kahverengi ve kızıl renklerinin bir cümbüşe çevirdiği şelalede hatıra fotoğrafı çektirenler, ırmağın kenarında saatlerce oturup, bu eşsiz güzellikleri izlemenin keyfini çıkarıyor.

Şelalenin de içinde yer aldığı tabiat parkında merdivenlerle tırmanan turistler, mağarada da güzel zaman geçiriyor.

"Şelaleyi hep fotoğraflarda görmüştüm"

Almanya'dan tatil için Antalya'ya gelen ziyaretçilerden Hakan Bozdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Düden Şelalesi'nin fotoğraflardaki kadar güzel olduğunu belirterek, şehirde böyle bir güzelliğin bulunmasının ilginç olduğunu söyledi.

Zerrin Bozdemir de Antalya'ya ilk defa geldiğini vurgulayarak, "Kışın ortasında böyle bir güzellik görmek çok iyi geldi. Almanya çok soğuk, kar var. Burası çok huzurlu, kafa dinlemek için çok iyi. Su gürül gürül akıyor, renklerin ortasında insan gözlerini alamıyor." dedi.

Tatil için ailesiyle gelen Ünal Aktuğ ise 37 yıldır Almanya'nın Köln kentinde yaşadıklarını ifade ederek, şelaleyi 25 sene sonra tekrar ziyaret etme fırsatı bulduklarını anlattı.

Yasemin Aktuğ da şelaleye ilk kez geldiğini belirterek, "Çok mutlu olduk, bol bol fotoğraf çektirdik. İnsanı büyülüyor." dedi.

Kayseri'den gelen Nurbanu Eker ise ilk kez ziyaret ettiği şelaleye hayran kaldığını dile getirerek, "Saatlerdir buradayım, hiç gitmek istemiyorum. Oturup, kitap okumak istiyorum. Huzur veriyor." diye konuştu.

"Kışın sular daha coşkun"

Antalya Büyükşehir Belediyesi Özel Sağlık Eğitim Kültür ve Ticaret Limited Şirketi (ANSET) Genel Müdürü Gaye Doğanoğlu, şelalenin kışın da yoğun ilgi gördüğünü söyledi.

"Markanın yazı kışı olmaz. Her mevsim yoğun ilgi var." diyen Doğanoğlu, kente gelenlerin şelaleye uğramadan gitmediğini ifade etti.

Düden Şelalesi'nin kentin markası olduğuna dikkati çeken Doğanoğlu, şunları kaydetti:

"Antalya'nın turist sayısı 14 milyona yaklaşıyor. Bu oranla şelaleye yapılan ziyaretçi sayısı da artıyor. Geçtiğimiz yıllara göre bu yıl ziyaretçi sayısında rekor düzeylerine ulaştık. Düden Şelalesi'nin değişik bir özelliği var. Kaynaktan çıkan su, kilometrelerce yer altından gidip, kanalla döküldüğü yere ulaşarak, güzel bir görsellik yaratıyor. Daha sonra Düden çayı olarak Akdeniz'e kavuşuyor."

Orta Avrupa, İskandinavya ve Orta Asya ülkelerinden, her milletten insanın şelaleyi ziyaret ettiğini aktaran Doğanoğlu, kente gelenlerin Düden Şelalesi'ne uğramadan gitmediğini vurguladı.

Özellikle Almanya, Rusya, Polonya, İsveç ve Norveç ülkelerinden yoğun ilgi olduğuna işaret eden Doğanoğlu, "Her gün başka ülkeden insanlar karşılıyoruz. Kış dahi olsa haftada en az bir kere şelaleye gidiyorum. Düden'in yazı ayrı kışı ayrı güzel. Toroslarda kar var. Antalya çok yağmur aldı bu sene. Sular daha coşkun akıyor. Su şenliğini görmek de ayrı bir güzellik. Ziyaretçi sayısı her yıl giderek artıyor." dedi.

HEİDELBERG - İzzet Taşkıran

Almanya'nın beşinci büyük şehri olan ve Avrupa'nın finans ve kültür merkezi olarak kabul edilen Frankfurt Main'a kara yoluyla yaklaşık 1 saat mesafedeki Heidelberg, tarihi, kültürel ve doğal özellikleriyle ön plana çıkan bir kent.

"Ich hab mein Herz in Heidelberg verloren /Kalbim Heidelberg’de kaldı" mısralarıyla şarkılara konu olan Heidelberg, dünyada romantizm şehri olarak da biliniyor.

Baden-Württemberg eyaletindeki kent, birçok tarihi üniversitenin yanı sıra bilişim, tıp ve makine alanında Avrupa'da tanınan önemli merkezler arasında yer alıyor.

Kenti eski ve yeni diye ikiye bölen Neckar (Çılgın) Nehri'nde modern bent sistemi sayesinde deniz taşımacılığı da yapılırken, birçok geminin geçtiği nehir üstünde araç ve yolcu trafiğine açık çok sayıda köprü bulunuyor.

Carl-Theodor Köprüsü kentin simgesi olarak kabul ediliyor

Bunlardan biri olan, 200 metre uzunluğunda, 7 metre genişliğindeki Carl-Theodor Köprüsü, tarihi kaleyle birlikte kentin simgesi olarak kabul ediliyor. Bazı bölümlerinde restorasyon çalışmaları halen devam eden köprüye gelen çiftler, sevgilerinin simgesi kilitleri buraya bırakarak, dilek tutuyor ve fotoğraf çektiriyor.

Şehri gezmek için bisiklet ya da araç kiralanabilen kentin en önemli turistik merkezi, hakim tepedeki Heidelberg Kalesi.

Kente özel kırmızı taşlarla 13. yüzyıldan itibaren inşa edilmeye başlandığı bilinen kale, bazı kuleleri yıldırım, yangın ve diğer sebeplerle zarar görse de ihtişamını hala koruyor.

UNESCO tarafından koruma altına alınan sembol yapıya, teleferikle ya da yaya ulaşılabiliyor.

Roma İmparatorluğu'na da tanıklık etmiş tarihi kale, girişindeki eski saat kulesi, saray bölümündeki 185 bin 500 litrelik dünyanın en büyük ahşap fıçısı ve eczane müzesi ile turistlerin ilgisini çekmeyi sürdürüyor.

Kentle ilgili tüm kartpostallarda yer alan Heidelberg Kalesi, tiyatro, opera ve klasik müzik etkinliklerine de ev sahipliği yapıyor.

Filozofların uğrak mekanı

Kentte, Almanya’nın en eski okulu Heidelberg Üniversitesi de yer alıyor. Özellikle tıp alanında önemli akademik kurumlardan biri olan üniversitenin yer aldığı kent, Johann Wolfgang Von Goethe, Friedrich Hegel ile Max Weber gibi düşünür ve filozofların her dönem ilgisi çekmeyi başarmış.

Neckar Nehri tarafından ikiye ayrılan kentin yeni olarak ifade edilen bölümünde yer alan Kutsal Dağ'ın eteklerinde ise Filozoflar Yolu bulunuyor.

Tarih boyunca üniversitelerde görev yapan akademisyenler, şehri ziyarete gelen bilim adamları ve filozofların yürüyerek, tartışmalar yaptıkları patikanın çevresinde çeşitli meyve ağaçları yer alıyor. Şimdilerde halkın yürüyüş yaptığı Filozoflar Yolu'nun bitimindeki seki, turistlerin fotoğraf çekmek için uğradıkları mekanların başında geliyor.

Sadece yayalara açık Hauptstrasse'de dükkanlar, mağazalar, kafeler, restoranlar, oteller ve bazı tarihi kiliseler de yer alıyor.

Noel günlerinde kurulan "Marktplatz"da yılbaşına özgü renkli hediyelik eşyalar, Almanlara özgü krep ve pasta ile bazı sıcak ve soğuk içecekler ilgi görüyor.

Heidelberg'e 45 dakikalık mesafede yer alan Sinsheim Otomobil ve Teknoloji Müzesi, yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği mekanların başında geliyor.

Dünyada bilim ve teknik konusunda yaşanan ilerlemeyi görmek isteyenlerin tercih ettiği müze iki ayrı bölümden oluşuyor.

Biletlerin yaklaşık yirmi avroya satıldığı müzenin ilk bölümünde motosiklet modelleri, Formula-1 ile çeşitli yarış arabaları, antika bisikletler, model uçak ve helikopterler ile buharlı lokomotifler dikkati çekiyor.

Üç boyutlu savaş cephesi konseptiyle düzenlenen bölümde, Alman askerlerinin kullandığı tankları, zırhlı araçları, topçu bataryalarını, İkinci Dünya Savaşı'nda denize düşürüldükten yıllar sonra çıkarılarak, müzede sergilenen, dış yüzeyi çürümüş Alman savaş uçağını görmek mümkün.

Müzede, Alman askerlerinin üniforma, madalya ve özel eşyaları da camekanlı bir bölmede ziyaretçilere gösteriliyor.

Concorde ile Tupolev uçaklarına yoğun ilgi

Müzenin ikinci kısmında ise havacılık tutkunlarına hitap eden uçaklar bulunuyor. Ziyaretçiler, terasta sergilenen uçakların içine girilebiliyor.

Yaklaşık 30 metrelik yükseklikte asılı halde sergilenen, 1970'li yıllarda üretilen "Concorde F-BVFB" müzenin ilgi gören uçakları arasında yer alıyor.

Merdivenlerle çıkılabilen platformda yer alan uçakta yolcu koltuklarının yanı sıra camekanla korunan kokpite gelen ziyaretçiler tarihi uçağın içinde de fotoğraf çekebiliyor.

Concorde'a rakip olarak Ruslar tarafından tasarlanan "Tupolev TU-144" uçağı da aynı müzede sergileniyor. 1960'lı yıllarda Avrupa ile rekabet nedeniyle yapılan süpersonik yolcu uçağı, 1973'te Moskova ve Almatı arasındaki tarifeli seferlerde kullanıldıktan sonra çeşitli gerekçelerle seferden çekilmiş.

Terasında Alman yapımı "Junkers Ju 52" ticari uçağın da yer aldığı müzede, hatıra para ve bazı hediyelik eşyaların tasarımı için özel bir robot da yer alıyor.

Ulaşım

Heidelberg'e Türkiye'den ulaşım, dünyanın en işlek havacılık merkezlerinden biri olan Frankfurt Havalimanı'ndan yapılıyor.

Türk Hava Yolları (THY), Atatürk Havalimanı'ndan Frankfurt'a dört geliş, dört gidiş olmak üzere günde 8 tarifeli sefer düzenliyor.

Milli hava yolu şirketi, buna ek olarak, Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan 5 geliş ve 5 gidiş olmak üzere haftada 10, Esenboğa Havalimanı'nda ise üç gidiş ve üç geliş olmak üzere 6 tarifeli sefer icra ediyor.

THY ile Lufthansa'nın ortak kuruluşu olan Sun Express ise kış sezonunda Adana, İzmir, Antalya, Kayseri, Ankara, Gaziantep'ten Frankfurt'a tarifeli seferler yapıyor.

Pegasus Havayolları da kış sezonunda Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan haftanın her günü, Ankara Esenboğa Havalimanı’dan ise sadece cumartesi olmak üzere Frankfurt’a karşılıklı tek sefer düzenliyor. Hava yolu şirketinin, bu şehre Kayseri Erkilet Havalimanı’ndan pazar günü karşılıklı tek seferlik uçuşu da bulunuyor.

Diğer Makaleler...